Pazartesi, Haziran 16, 2008

Küreselleşme Çağında Milliyetçilik

Can Dündar benimde izlerken düşündüğüm güzel bir konuya temas etmiş, blogda vermeden gecemedim. Gercekten yerinde, etkileyici ve ileriyi bugunden okumak isteyenler icin dusunulmesi gereken bir olgu, "Küreselleşme Çağında Milliyetçilik"... yazarın kendi cumleleriyle aktaralım.

Yazının başlığı “Küreselleşme çağında milliyetçilik” de olabilirdi.Çünkü bahsedeceğim sahne, tarihsel bir kırılma noktasını en iyi simgeleyen tablolardan biriydi:Türkiye, İsviçre’yle oynuyordu. 32. dakikada Eren Derdiyok sağdan hareketlendi, topu içeri gönderdi ve Hakan Yakın golü kaydetti.Böyle kurulmuş bir cümlede golü yiyenin Türkiye takımı olduğuna inanmak zor...Etnik kökene dayalı milliyetçilik bayrağı sallayanların aklını karıştıracak bir durum bu...Öyle ya; “Türke Türkten başka dost yok”sa, nasıl oluyor da İsviçre forması giymiş Türkler, Türk kalesine yüklenirken Rio de Janeiro doğumlu bir Brezilyalı, milli forma içinde onlara karşı koyuyor?
* * *İlk göçmen kafileleri Avrupa’ya gittiğinde “Vatan doğduğun yer midir, doyduğun yer mi?” tartışmaları başlamıştı.Şimdi onların “dışarıda doğmuş ve doymuş” torunları, yine “Türk” kimliğiyle, ama Alman, İsviçre pasaportuyla “karşı cephede” karşımıza çıkıyorlar. Bu, hayata “Türkler” ve “ötekiler” diye bakmaya alışmış zihinlerin ezberini bozuyor.“Öteki”, belirsizleşiyor.“Düşman” hatları flulaşıyor.Sadece kan bağı, “biz”i tarife yetmiyor artık...Aynı kandan insanlar, farklı formalarda çünkü...* * *
Milliyetçiliğin sonu mu bu?Milliyetçilik hâlâ küreselleşmeye karşı bir direnç noktası olmaya devam ediyor. Ama “kan bağı” önemini kaybediyor.“Yerli” ile “yabancı”nın tanımı değişiyor.Birey bilinci geliştikçe insanoğlu, doğuşta kimliğine yazdırılan aidiyetlere değil, sonradan kendi seçtiği kimliklere sarılıyor. İsviçre formalı Hakan Yakın’ın Türk filelerini havalandıran golünün ve arabada İstiklal Marşı öğrenmeye çalışan Brezilyalı Aurelio’nun anlamı bu...

Hiç yorum yok:

 
Site Meter